Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
Terör Örgütleri Nasıl Kurulur?

Okunma: 1879

08.08.2017 14:59

Facebook'ta Paylaş

Terör örgütleri var olmak için etnik, ideolojik ve dini motiflerden yararlanmaktadır. Orta Doğu’da genellikle İslami motifli örgütler çoğunlukta iken, diğer bölgelerde farklı motiflerde örgütler bulunmaktadır ve bu motifler, örgütlerin oynayacağı role, bölgeye ve topluma göre değişmektedir. Marksist örgütler, sınıfsal fay hatlarını kırmak için kullanılırken; milliyetçi motifli örgütler etnik ayrıştırmalar için kullanılır.

Örgütlerin kullandığı ideolojik araçlara girmeden her sorun alanının bir şekilde marjinalleştirilip araç olarak kullanılabileceği gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. İster dini temelli ister politik ve sosyal temelli örgütler olsun her oluşum etkiye açıktır ve araçsallaştırılabilir.

İstihbarat servisleri, hedef olarak izledikleri bir örgütün risk veya tehdit kategorisinde olup olmadığını tespit ederek, bu örgüte yönelik yapılacak faaliyetleri belirler. Eğer hedef örgüt, birinci derecede tehdit olarak değerlendiriliyorsa geçici olarak eylem gücü etkisiz hale getirilerek, kısa vadede tehdit yaratmaz hale getirilir. İstihbarat servislerinin temel amacı hedefi yok etmek değil, hedefi kontrol altına alarak dönüştürmektir. Hedefin örgütlenme ve beslenme zemini ortadan kaldırılamadığı sürece örgütü zahiren yok etmek kalıcı sonuç getirmez. Asıl amaç örgütün komuta kademesine sızarak hedefin tehdit ve risk yaratmayacak şekilde kontrol altında tutup güvenlik aracı haline getirmektir. Güvenlik aracından kasıt, hedef örgütün komuta kademesi ele geçirildikten sonra ideolojik olarak yeniden formatlanması ve başka stratejik amaçlara hizmet eder konuma getirilmesidir.

 

İstihbarat servisleri, belli bir stratejik vizyon kapsamında hareket eden siyasi karar alıcıların talimatları ile çalışan örgütlenmeler olduğunu belirtmek gerekir. Belirlenen stratejik hedefler istikametinde servisler; mikro planlamalar yaparak stratejik ve taktik operasyon planları geliştirir.  Eğer dünya düzeni medeniyetler çatışmasına göre dizayn edilecekse, servisler bu perspektifte radikal örgütler kurar. Bu genel strateji doğrultusunda “kontrol edilebilir düşmanların” oluşturulması için yapılanlar şu şekilde özetlenebilir:

 

 

Hedef bölgede planlanan örgütün kurulması için uygun ideolojik zemin yaratılır. El Kaide ve Taliban oluşmadan önce Pakistan’da kurulan Deobandi medreseleri bu örgütlerin kuruluşu için gerekli fikirsel zemini oluşturmuştur. Bu medreselerin finansmanında Amerika ve Suudi Arabistan’ın direkt ve dolaylı katkıları bulunmaktadır. Zbgnev Brezinski’nin; “Radikal İslami motifli örgütler; laboratuvar ortamında üretilen bir virüstü ve biz bu virüsü ortamdan kaçırdık” ifadesi; bu durumu net bir biçimde özetlemektedir. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere dünyadaki radikal İslami motifli örgütlerin gerekli koşullar oluşturularak nasıl vücut bulduğunu göstermektedir.

İnsan kaynağının oluşturulması için örgütün aksiyonunu oluşturulacağı düşünülen etnik, dini ve mezhepsel hedeflerin sosyal, ekonomik ve psiko-politik dokusu bozulur. Bu atmosferin oluşturulabilmesi için yaratılan örgüte insan kaynağı oluşturulacak dini, etnik ve mezhepsel gruplar sistemin dışına itilir. 2003 sonrası Irak’ta sistem dışına itilen Sünni gruplar zorunlu olarak “IŞİD”e destek vermektedir. Suriye’deki çözümsüzlük ve belirsizlik ortamı da radikal unsurların beslendiği en önemli alandır. Radikalliği besleyen diğer bir etken ise Avrupa yaşayan Müslümanların “sistem dışına” itilerek radikalleştirilmesidir. Yaşadığı topluma uyum sağlayamayan Müslümanlar, kendini köksüz ve dışlanmış hissetmektedir. Avrupa’da yükselen aşırı sağ ve İslam düşmanlığı, bu psiko-politik atmosferi daha da derinleştirmektedir. Müslüman kimliğinin tehdit altında olduğunu hisseden guruplar radikalleşerek istihbarat servislerinin kucağına düşmektedir.

Oluşturulacak örgütün yönetim kadrosu için uygun figürler tespit edilerek sahaya sürülür. Usame Bin Ladin gibi varlıklı bir ailenin çocuğu olup, hedefleri için mağara köşelerinde yaşamayı göze alan, etki edilmesi planlan kitlenin zihninde olumlu imajlar bırakacak aktörler sahaya sürülür. Bağdadi’nin doktoralı bir isim olması ve Irak savaşında yer alması, hedef kitle üzerinde olumlu etkiler bıraktığını söylemek mümkündür.

Örgütün lojistiğini ve finansmanı karışlamak için gerekli sistem kurulur. Hiç bir örgüt finansal ve lojistik destek olmadan yaşaması mümkün değildir. Örgütün faaliyetinin devamı için mutlaka para ve lojistik gereklidir. Bu bakımdan terör örgütlerini finanse edecek iş kolları oluşturulur. IŞİD petrol satışı gibi alanlarda para kazanırken, PKK gibi örgütler uyuşturucu, haraç vb. gibi faaliyetlerle kendilerini finanse etmektedir. Ancak bu finansman ve lojistiğin gizli servislerin denetimi ve desteği olmadan yürütülmesi mümkün değildir.

 

Sonuç olarak terör örgütleri bir stratejik aklın operasyonel aygıtıdır. Hangi politik hedef doğrultusunda kullanılacağına göre örgütün ideolojisi kurgulanır veya var olan ideoloji örtüsü altında faaliyet yürütür. Ancak burada dikkat edilmesi gereken temel nokta, örgütün işleyişine ve yarattığı tehditlere yoğunlaşırken; hedeflenen politik stratejiye alet olmamaktır. Terörün  etkilerini sınırlandırmak için;  hangi sosyal ve ideolojik zeminde oluşturulduğu, hangi politika hedeflere ulaşmak için kullanıldığının cevabı bulunmalıdır yoksa;  örgütü kuran gücün yönlendirmelerine karşı konulamaz.

 

Hasan Mesut Önder - USTAD Ortadoğu Uzamanı

Etiketler: Terör örgütleri, El Kaide, PKK, IŞİD, Talibani Marksist, Irak, Suriye, Afganistan, Usame Bin Ladin, Bağdadi, Avrupa, USTAD, Pakistan, Sünni, Şii, İstihbarat
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin