Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
İdlib’te Sergilenen Kirli Oyun

Türkmen Ajans’a konuşan Ortadoğu Uzmanı Tarık Sülo Cevizci, Başta Ahrar Şam İslami Hareketi ile Heyeti Tahiri Şam arasında İdlib’te yaşananlar olmak üzere Suriye’deki güncel gelişmeleri ve oluşabilecek senaryoları değerlendirdi.

Okunma: 7065

01.08.2017 16:49

Facebook'ta Paylaş

‘Terör örgütü YPG, İdlib bölgesine saldırı düzenlenebilir’

 

İdlib Suriye devriminin lokomotifi olan bir şehirdir. Esat’a karşı ilk askeri muhalefet burada başladı ve IŞİD terör örgütünü buradan çıkararak önemli bir konum elde etmiştir. Ancak son geldiğimiz safhada muhalif güçler, kendi aralarında ihtilaf etmeye başladılar. Bu ihtilaflar zamanla çatışmaya dönüşmüştür . Bu çatışmanın sonucunda bazı gruplar tasfiye edilir iken tek bir gücün altında birleşmeye ya da yok olup gitmeye mecbur bırakılacaktır. Sahada görüldüğü kadarıyla bu kavga Kaide’ye yakın eski adayla Nusra Cephesi yeni adıyla Heyeti Tahrir Şam ile Özgür Suriye Ordusuna yakın duran Ahrar Şam İslami Hareketi arasında yaşanacaktır. Ahrar son günlerde devrim sembollerine sahip çıkarak kendi safını güçlendirmeye çalışır iken diğer yandan Nusra selefi ve radikal grupları mesajlar göndererek kendini taraftarlar toplamaya çalışıyor. Buradan anlaşıldığı gibi kavga ciddi ve nihayetinde önemli sonuçlar getirecektir. Ancak Nusra, deneyimi ve yapısı gereği savaştan galip gelme ihtimali herhangi bir dış güç müdahale etmezse yüksektir. Nusra, terör örgütleri listesinde iken Ahrar Şam Rusya dışında kimse tarafından terör örgütü olarak görülmemektedir. Bu tasniften hareketle muhtemel senaryolar üretebiliriz. Örneğin Nusra’nın galip gelmesi durumunda İdlib uluslararası güçlerin müdahale alanına dönüşecektir. IŞID’in Rakka’da yaptığına benzer bir yapıya dönmesi durumunda, ABD öncülüğünde havadan Koalisyon, Afrin bölgesinde konuşlanan ve YPG’nin omurgasını oluşturduğu SDG’nin kara gücü oluşturma şekli ile yeni bir ittifak krurlup İdlib bölgesine saldırı düzenlenebilir. Bu seneryo gerçekleşmesi durumunda Kuzey Suriye’de oluşturulmak istenen Kürt Kuşağı bir safha daha ileri gitmiş olacaktır. Eğer PYD’nin Esat bloku ile zımni ittifakından bahsedebilir isek bu kuşağın kurulduğu ve Akdeniz’e açıldığını da söyleyebiliriz. Zira Akdeniz açılma, bu yapının dünyaya açılacağı ve zamanla da dolaylı yoldan bağımsızlığını kazanacağı anlamına gelecektir. En güçlü senaryo bu olmakla birlikte en vahim sonuçlar meydana getirecek senaryoda budur. İkinci bir senaryo ise gerçekleşme ihtimali zayıf olsa da Ahrar Şam grubunun kazanmasıdır. Bu grubun kazanması durumunda İdlip bölgesi, Esat’a muhalif ılımlı grupların toplanma ve güçlenme bölgesi haline gelebilir. Esat’a karşı yeni bir askeri hareketliliği artırma durumu olduğu gibi Astana toplantılarının bir anlaşması olan Türk ve Rus askeri birliklerinin bölgeye konuşlanma yolunu da açabilir. Türk ve Rus birliklerinin bölgeye konuşlanması, çatışmaların bitmesine ve siyasi çözümün hızlanmasına yardımcı olacaktır. Muhalifler acısından Suriye’nin yeniden şekillenmesinde rol alma yolunda iyi bir mesafe kat edilmiş olduğu kadarıyla YPG’nin Suriye’de oluşturmak istendiği kuşağında büyük bir oranla önü kesilmiş olacaktır. Son bir senaryo ise güçlü bir ihtimal olmamakla birlikte her iki tarafın birbirine üstünlük sağlayamaması durumunda Esat blokunun Rus hava desteği ile muhalifler çöplüğü haline getirdikleri İdlip bölgesine operasyon düzenleyerek muhalefeti bitirmeye çalışacaktır. Ancak bu operasyon biraz ertelenmiş bir operasyon olacaktır. Çünkü Esat blokun önceliği Deyr-i Zor cephesi olacaktır.

 

‘Afrin’e operasyon öncesi Azez’e operasyon yapmak daha mantıklı olacaktır’

 

Afrin’e TSK tarafından operasyon yapma ihtimalini zayıf bulmakla birlikte fizibil bir hareket olarak görmüyorum. Bölgenin topografik, coğrafik, insan ve dini düşünce yapısından dolayı maliyeti ve bedeli yüksek olacağını ve tahammül edilmeyecek sonuçlara evirilme ihtimali vardır. Eğer bizim hedefimiz bu bölgedeki terör tehdidini ve yapısının bitirmek ise, daha kolay ve maliyeti daha az yolların mevcudiyetinden bahsedebiliriz. Bu bağlamda özelliklede Türk Rus ilişkilerinden istifade ederek bölgeyi abluka altına alıp ve iç isyanları teşvik ederek bölgede YPG/ PYD yapısını dağıtma yollarından bahsedebiliriz. Ayrıca Afrin’e geçiş yollarını kontrol ederek bölgeyi askeri malzemelerin kontrol altına alınmasıyla bölgenin askeri ve örgütsel olarak zayıflamasına ve zamanla iç kavgalara düşerek dağılma sürecini başlatabiliriz. Afrin’e operasyon öncesi Azez’e operasyon yapmak daha mantıklı olacaktır.  Zira Azez üzerinden Afrin’e gelen lojistik destek diğer bölgelerden daha fazladır. Açıkçası tehlikenin farklı cephelerden geldiği kanaatindeyim.

 

‘Suriye’de hiç bir güç kendi başına kapsamlı bir savaş yürütmek istemiyor’

 

Suriye’de savaş uzun soluklu ve yıpratıcı bir savaş halini aldığı için, hiç bir güç kendi başına kapsamlı bir savaş yürütmek istemiyor. Bu yüzden açıktan ya da zımnen müttefik olan güçler bazı cepheleri durdurmak ve yeni cepheler açmak isteyebilir. Son ABD Rus ateşlerini bu minvalde yorumlamaktayım ve dolayısıyla geçici bir anlaşma olduğunu düşünüyorum.

 

‘Federal sistemin Türkmenler açısından sakıncalar hayli fazladır’

 

Federatif yapı, Suriye krizinde çözüm önerileri arasında en fazla gerçekçi bir çözümdür. Ancak bu çözüm biz Türkmenler açısından sakıncalar hayli fazladır. Türkmenler olarak ilk günden bu yana ülkenin toprak ve halk bütünlüğünden dem vurduk. Zira demokrasi kültürünün zayıf olduğu topluluklarda federasyon güç değil kavga kaynağı ve sebebi olacağını söyledik. Ancak ülkenin bu sürece gittiğini görmezlikten de gelemeyiz. Türkmenlerin her yapıda ve her koşulda Suriye coğrafyasında kalıcı ve güçlü olmaları gerekmektedir. Her ne kadar bizler bu ihtimale karşı çıksak bile hazırlıklı olmalıyız. Lakin hazırlıklı olduğunuz söyleyemeyiz. Zira bu mesele Türkmenlerin tek başına hazırlık içerisine girebileceği bir mesele olmadığı, bölgesel ve küresel güçlerin de dahil olduğu bir çalışma grubu ile karar verilmesi ve hazırlık içerisine girilmesi gereken bir konudur.

Etiketler: Suriye, İdlib, Afrin, Azez, Rakka, Deyr ez Zor, Şam, ÖSO, Ahrar Şam, HTŞ, Nusra, DAEŞ, IŞİD, Esat, ABD, PYD, YPG, PKK, Rusya, Türkiye, SDG
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin