Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
AMASRA’NIN SICAK SUYUNU BEN VERECEĞİM

Hattat'tan önemli açıklamalar...

Okunma: 807

28.09.2016 17:24

Facebook'ta Paylaş

“Amasra’nın kaloriferlerinin sıcak suyunu biz vereceğiz”

Hattat Enerji ve Maden A.Ş (HEMA) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat, Amasra’daki HEMA tesislerinde basın açıklamasında bulundu. Amasra’da bugüne kadar 380 Milyon Euroluk yatırım yaptığını ifade eden Hattat, Gömü ve Tarlaağzı’ndaki yatırımların devam edebilmesi için bölgeye termik santral kurulması konusunda basın aracılığıyla Bartın kamuoyundan destek istedi. Santral kurulamadığı takdirde yaşadığı finansal sıkıntılardan dolayı buradaki yatırımına son vermek zorunda kalacağını kaydeden Mehmet Hattat, bölge halkına ise müjdeli sözler verdi. Hattat, Amasra’daki hava kirliliğine son vermek için İller Bankası ve Amasra Belediyesi’nin de katkılarıyla tüm Amasra’nın sıcak su ihtiyacını karşılayacağını açıkladı.

Hattat Enerji ve Maden A.Ş (HEMA) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat, Çarşamba akşamı Amasra’daki HEMA tesislerinde basın açıklamasında bulundu. Amasra Belediye Başkanı Emin Timur’un da bulunduğu açıklamada Hattat, Amasra’daki madencilik yatırımları ve termik santral konusunda gelinen noktayla ilgili önemli sözler söyledi. Amasra’ya bugüne kadar 380 Milyon Euroluk yatırım yaptığını ifade eden Hattat, Amasra’daki yatırımların devam edebilmesi için ilçeye termik santral kurulması konusunda basın aracılığıyla Bartın kamuoyundan destek istedi. Amasra’ya çevreye duyarlı ultra süper kritik termik santral yapacağının altını çizen Hattat, yapılacak santralin Türkiye’de eşi benzeri olmayacağını belirtti. Hattat ayrınca çevreye duyarlı santraller olarak bilinen ultra süper kritik santral kurulumu için normal maliyetinden 150 milyon dolar daha fazla harcama yapacağının da altını çizdi. Termik santralin kurulması konusunda tek engelin Bartın Platformu olduğunu vurgulayan Hattat, bu engel aşılamadığı takdirde Amasra’daki yatırımlarına son vermek zorunda kalacağını kaydetti. Amasra Belediye Başkanı Emin Timur nezdinde Amasra halkına sözler de veren Mehmet Hattat “Santral kurulduğu takdirde Amasra’nın hava kirliliğini de ortadan kaldıracak olan sıcak su için gerekli tesisatı İller Bankası yapmak kaydıyla Amasra Belediyesi’nin de katkıları çerçevesinde Amasra’nın sıcak suyunu vermeye hazırım. Ayrıca Gömü, Tarlaağzı ve Kazpınarı Köylerinin de elektriğini ücretsiz vereceğim” dedi.

YABANCI YATIRIMCI YERİNE YERLİ YATIRIMCI

Amasra’daki kömürün çıkarılması ve termik santralin ilçeye kurulması konusunun yeni bir mesele olmadığını ifade eden Mehmet Hattat şu açıklamalarda bulundu:

“Bartın, Amasra, Gömü, Tarlaağızı, Kazpınar, Kaman ve o civarda uzanan bir kömür potansiyeli var. Bu kömür yatakları Allah’ın buraya verdiği büyük bir nimet. 1980’li yıllarda rahmetli Özal burayı MTA’ya sondaj yapılması için talimatlarını veriyor ve burada MTA (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü) tarafından birçok sondaj yapılıyor. Bu sondajlar neticesinde burada büyük bir kömür potansiyeli olduğu tespit ediliyor. Ancak merhum Özal buranın TTK’nın eline verilmemesini bunu bir özel sektör vasıtasıyla işletilmesini arzu ediyordu. Bende zaten bunu 1984-85 yıllarında merhum Özal’a gittiğim seyahatlerde öğrendim. Merhum Özal, Avusturalya Valisi’ne bunları özelleştirmek veya satmak için devreye girmişti. Bende o sırada ‘Sayın Başkanım birçok yer altı maden makineleri yapıyoruz, bununla biz ilgilenebilir miyiz?’ dediğimde merhum Özal ise ‘Bununla sen ilgilen, biz niye dışarda ortak veya girişimci arıyoruz’ demişti. Recep Tayyip Erdoğan hükümeti zamanında buranın özelleştirilmesi veya rödovans usulü ile maden kanununda yapılan değişiklikle buranın TTK tarafından ihaleye çıkarılması ön görüldü. Birkaç firmanın katıldığı ihaleyi Allah kısmet etti biz aldık.”

“10 YILDA, BÜYÜK ZORLUKLARLA KARŞILAŞTIM”

 İşi aldığımız tarihten buyana 10 yıl geçti. 10 yıldır birçok zorluklarla, inançla, arzu ve direnme ile bu işleri bu hale getirdim. Fakat, ben hükümetten bir destek görmedim. Biz ihaleyi aldığımızda, burada çıkacak kömürlerle bir santral kurulması, sözleşmede ve şartnamede vardı. Dolayısıyla biz o tarihten itibariyle kömür çıkarmak ve bu kömürle santral kurmak için büyük bir gayret içine girdik. 2009 yılında (Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu) EPDK’dan bin 320 megavat santral kurmak için izin aldık. 2009 yılından buyana da önemli adılımlar yaparak santrali kurmak için kömürü çıkarmak için büyük gayretler sarf ettik. Kimileri, HATTAT ithal kömür getirecek santrali ithal kömürle çalıştıracak diye bir çok dedikodulara maruz kaldık. Ama biz devamlı büyük bir inanç içerisinde işimizi yaptık.

“380 MİLYON EURO PARA HARCADIM”

Burada büyük yatırım var. Ben bugüne kadar 380 Milyon Euro para harcadım 10 yıl içerisinde. Diğer tesislerimin öz kaynaklarından aktararak burada harcamalar yaptık. Burada önemli bir kömür rezervi var. Bizim evim danası hiçbir zaman inek olmuyor. Ben burada yaptığım sondajlarla 1 Milyar ton kömüre ulaşıyorum. “Bu kömür; bizim havamız kadar, ihtiyaç suyumuz kadar, mübarek ekmeğimiz kadar aziz” Burası Zonguldak gibi değil. Depremlerden etkilenmemiş gayet sakin, gayet düz tabakalar var. Bartın Amasra bunun kaderini kıymetini bilmeli. Buradaki kömüre hepimiz canımız malımız gibi sahip çıkmalıyız. Bu kömür; bizim havamız kadar, ihtiyaç suyumuz kadar, mübarek ekmeğimiz kadar azizdir. Dolayısıyla, biz TTK’dan rödovans sözleşmesini aldığımız zaman burada santral kurmakta bizim sözleşmenin içerisindeydi. Ama çeşitli konularda Bartın Platformu yada bazı Greenpeace üyelerinin sözleriyle maalesef bugüne kadar gelindi. Ama ben bugüne kadar buraya önemli varlıklar harcadım. Artık ben bu harcamaların sonuna geldim.

BANKALARA İNANDIRICILIĞIM KALMADI”      

“Bugün ÇED raporunu alıyoruz’, ‘yarın alıyoruz’, ‘merak etmeyin’, ‘bakanımızda bu şekilde açıklama yaptı’, şeklinde açıklamalar yapıyoruz.  Ancak artık benimde inandırıcılığım kalmadı bankalar nezdinde. Santral kuracağız, ÇED raporunu alacağız, ben bunu bakanlarımıza söyledim. İnandırıcılığım kalmadı. Param yok mu? Var. Ama diğer şirketlerimin fonunu buraya çekiyorum. 10 yıl buraya para harcadım ve bir yerden para alamadım. Kömür panoları yeraltında hazır. Bu yer altında çıkan kömür panolarını yangın olmasın diye üzerlerini betonarme ve kimyasal izolasyonlarla kapatıyoruz. Asırlardır oksijenle temas etmeyen kömür oksijenle temas etmeye başlayınca kızışıyor ve yanmaya, gaz çıkarmaya başlıyor. Dolayısıyla oksijenle temas etmemesi için kapatıyoruz.

ALMANLARIN MONTANTE TEKNOLOJİSİNİ PROJELENDİRDİK

Burada Almanların meşhur montante teknolojisini projelendirdik. Önemli paralar verdik. Bununla ilgili 23 kilometre yani 23 bin metre yer altı galerileri açtık. Her biri İstanbul-Ankara’da bildiğiniz metro tünellerinden daha geniş. Hiçbir zaman burada TTK’nın kullandığı veya Soma’da kullanılan hiçbir ağaç direk kullanılmıyor. Çünkü mangal yakarken yanına koyduğunuz çıra gibi bu direkleri kullandığınız zaman anında oksijenle temas eden kömürle birlikte kızışıyor ve yanmaya başlıyor. Burada büyük bir varlık var. Bu varlığı çıkarmak için ve bu varlıktan çıkacak kömürü enerjiye çevirmek için büyük bir gayret içindeyim.

LAVVAR ÇED’İ İPTAL ETTİRİLİNCE KÖMÜRÜ ÇIKARAMAZ HALE GELDİK”

Bartın Platformu bildiğiniz gibi aldığımız lavvar ÇED raporunu iptal ettirdi. Aşağıda kömür hazır. Zaten çıkarma zorluğu var ve lavvar ÇED raporunu iptal ettirince kesinlikle çıkartamaz hale geldik. Çünkü çıkacak kömür yıkanmadan kömür olmuyor. Dolayısıyla kömür çıkacak olsa bile lavvar olmadan kömür temizlenmeden hiçbir işe yaramıyor. Kömür yer üstünde 3 metre yükseklikten fazla stok edilemiyor, edilemez. Dolayısıyla yer üstüne çıktığında da kömür kızışmaya başlar. Çaresizlik ve imkansızlıklar içindeyiz. Bankalar nezdinde yüzümüz eskidi.

AMASRA’YA OKUL YAPMAYA HAZIRIM”

Bakanlığa müracaat ettik. Sizlerinde bilgisi dahilinde bakanlıktan 3 ay ücretsiz tatil istedim. Arkasından burayı tavsiye mi edeceğiz, durduracak mıyız? Buna karar verelim diye bu müsaadeleri istedik. Ayrıca bir taraftan da ÇED raporunu alıp bankaların karşısına yeni bir ruhla gitmek ve eskiyen yüzümüzü yenilemek için bakanlıklarla 3-4 tur görüşmeler yaptım. O tür görüşmelerin en sonuncusu 26 Ağustos’ta Çevre Bakanlığı’nda oldu. Çevre Bakanlığı’nı Bakan Yardımcımız Mehmet Ceylan, Bartın Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, Bartın Valimiz Nusret Dirim, Amasra Belediye Başkanımız Emin Timur, AK Parti İl, İlçe Başkanımız ve İl Genel Meclisi Başkanımız davet edildi. Zamanında Taner Yıldız Bey ve Milletvekili Yılmaz Tunç teknik lise ya da çok maksatlı bir lise yapılmasını talep etmişti. Hay hay diyerek bu teklifi kabul etmiş ve arsa gösterin yapayım demiştim. Amasra’da olmasını yani yakınımızda olmasını istemiştim. Bakan Yıldız’da arsa bulunması için talimat vermişti. Ben bunu yapmaya her zaman hazırım.

BİR ÇOK FEDAKARLIĞI YAPACAĞIMI SÖYLEDİM”

Biz 26 Ağustos tarihinde yaptığımız toplantıda bir brifing verdik. O brifingde santral kurulduğu takdirde Tarlaağzı ve Gömü Köylerine ücretsiz elektrik vereceğimi ifade ettim. Ayrıca evlerine sıcak su vereceğimi vaat ettim. Hemen orada bir talep gelişti ‘Ya Amasra’ denildi. Amasra’ya kışın kaçak kömürler geliyor ve anormal bir hava kirliliği oluyor. Plan ve projelerine bakalım teknik imkanlar el verdiği takdirde Amasra’ya herkesin evine ve işyerine sıcak kalorifer suyu ben temin ederim dedim. Suyu ben veririm dağıtımını Amasra Belediyesi ya da İller Bankası yapsın dedim. Sayın Belediye Başkanımızda oradaydı. Ben bir çok fedakarlığı yapacağımı söyledim.

“AMASRA’NIN SICAK SUYUNU BEN VERECEĞİM”

Bugün yine Bakanlıktaydım. Amasra Belediye Başkanımızı da bakanlıktan aradılar dolayısıyla nasıl olur bu iş Amasra’nın bu kirli havasını nasıl kurtarırız? Bu kaçak kömürü nasıl önleyebiliriz de bu kirli havanın oluşmasını ortadan kaldırabiliriz diye ben yine söz verdim. Bakan yardımcımız bilhassa Emin Bey’in aradı ve ben hepinizin huzurunda Başkanıma söz veriyorum. Santral kurulduğunda ben Amasra’nın tesisatını İller Bankası yapmak kaydıyla, Amasra Belediyesi’nin katkılarıyla bütün Amasra’nın sıcak suyunu, kalorifer suyunu veya kullanma suyunu vermeye amadeyim. Buna söz veriyorum.

TARLAAĞZI, GÖMÜ VE KAZPINARI KÖYLERİNİN ELEKTRİĞİ ÜCRETSİZ OLACAK”

Ben yöre için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Başta Tarlaağzı, Gömü ve Kazpınar köylerinin ücretsiz elektrik veya sıcak suları olmak üzere Amasra’nın da sıcak suyunu veya kullanma suyunu vermeye hazırım. Bunu özellikle belirtmek isterim.”

“SANTRAL KURULMADIĞI TAKDİRDE BURAYI KAPATMAK MECBURİYETİNDEYİM”

Basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Mehmet Hattat “Bakanlıkta yapılan görüşme herhangi bir sonuca bağlanmadı. Bu konuya herkesin destek vermesi gerekiyor. Aksi takdirde buradaki işletmeler ilerlemez. Kalır. Burada bin 800 kişi çalışıyor. Bin 800 çalışanım maalesef biraz öncede söylediğim gibi ücretlerini alamayacak. Bildiğiniz gibi Ereğli Kandilli işletmemizi kapattığımız gibi burası da aynı mukadderatı yüklenecek. Santral kurulamadığı taktirde bunlar gerçekleşecek. Ben bu kadar parayı santral kurmak ve ÇED almak için yapıyorum. Ben bugün birlikte TÜRKİŞ Konfederasyon Başkanımıza da gittim. Genel Maden İş Sendikası Genel Başkanımızla da konuştum. Ona da “Kusura bakmayın santral kurulmadığı takdirde ben burayı kapatmak mecburiyetindeyim” dedim” dedi.

“11 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK”

Gazetecilerin ÇED sürecinin neresinde olunduğunu sorması üzerine Mehmet Hattat “Bütün imzalar atıldı ama siyasi bir talimat bekleniyor. Burada AK Parti Bartın Milletvekilimiz Yılmaz Tunç veya ilgililer ‘Hadi yürüyün’ dediği takdirde burada 11 bin kişi istihdam edilecek” ifadelerinde bulundu.

BEN KÖMÜRCÜ DEĞİL, ENDÜSTRİCİ MEHMET HATTAT’IM”

Başka bir gazetecinin bu işe ne zaman başlanacağına dair kendisinin bir öngörüsünün olup olmadığını sorması üzerine ise Hattat “Bu konuda benim planımı bir kenara bırakacak olursak ben herkese o evrakları gösterdim. Ecevit Hükümeti zamanında Önay Alpago yine çeşitli koalisyon zamanlarında Şükrü Sina Gürel zamanlarında Amasra santralinin kurulmasına karar verilmiş. TTK kendi başına fizibiliteler hazırlamış ve bu santrali kendisi kurmak için ise soyunmuş. Ondan sonra rahmetli Turgut Özel Polanyalılarla ki o zamanın Devlet Bakanı Ahmet Karaevli Polonyaya gitmiş ve birçok protokoller yapmış. Resmi Gazetelerde bu çıkmış. Kömürün çıkartılması ve santralin kurulmasıyla ilgili ikili devlet anlaşmaları yapılmış. O günlerden bugünlere kadar gelinmiş. Türkiye Elektrik Kurumu 1996 ve 2004 yılı projeksiyonlarına yazmış. 1988, 1989 ve 1990 yılları Resmi Gazetelerinde buralar 5 yıllık planlara alınmış. Bende bunun için bu ihaleye girdim. Ve ihaleyi biz aldık. Bugüne kadar bu parayı buraya harcadım. Herhalde şimdi “Hattat bu kadar para harcadı. İyi kömürü çıkarsın satsın” diye bakılıyor. Ben kömürcü Mehmet Ağa değilim. Ben endüstrici Mehmet Hattat’ım. Kömür çıkartıp satacak kadar mahallenin de delisi değilim. Santral kurmak için girdim.Birçok kişi benim Çerkezköy’deki tesislerimi gördü. Bir daha görülsün. Orada 2 tane daha fabrika kurdum. Artık benim bütün arkadaşlarım benim bu mücadeleme, inancıma isyan ediyor.

“GAZETELERDEN OKUDUM CEMAL AKIN DA TERMİK SANTRALE KARŞI DEĞİLMİŞ”

Bartın Belediye Başkanımız Cemal Akın da güzel bir beyanat vermiş “Ben artık bu santrale karşı değilim. Kömür çıkartılsın. Santral kurulsun ama temiz santral olsun” diye. Bilmenizi isterim ki burada Türkiye’de eşi timsali olmayan Ultra Süper Kritik santral kuruyoruz. Bundan dünyada çok az. Yakın çevrede yani Zonguldak’ta veya Marmara’da kurulan aynı güçteki termik santrallere nazaran 150 milyon dolar daha fazla para ödüyorum ki daha temiz daha duyarlı santral olsun.  Buda yeni teknoloji ultra süper kritik santral.  Süper kritik santrallere nazaran ultra kelimesinin getirdiği temizlik 150 milyon dolara mal oluyor. Ama yakında beni şununla kimse suçlamasın. “Ereğli’de olduğu gibi burada Mehmet Hattat şu kadar işçinin parasını ödemedi veya ödeyemedi. Ya da ödedi de hepsinin işine son verdi” gibi konularla karşılaşırsanız ben bunu baştan söylüyorum. Ben bankalara 5 yıldır “ÇED aldım, alıyorum. Hükümet değişti. Şu oldu bu oldu” diyorum. Benim artık yüzüm eskidi. İnandırıcılığım kalmadı. Hiçbir finansman olmadan öz kaynakla bu dev işler yürümez. Burada aşağı yukarı 5 milyar dolarlık bir yatırım var. Bu hazmedilir, yutulur bir şey değil. Bunların planlaması holding nezdinde yapılıyor. Her gün değişen kurlara göre her gün bu planlar yapılıyor. Ama bir gün gelip te burada bu iş sonlanırsa bana da hiç kimse kızmasın. Biraz kendinize, hükümet yetkililerine mahalli milletvekillerine kızın” şeklinde konuştu.

BİZE HİÇBİR TEBLİĞ YAPILMADI”

Başka bir gazetecinin “Buraya santralin yapılmamasında Bartın Platformu’nun ciddi bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?” şeklinde soru sorması üzerine Mehmet Hattat “Tabi ki düşünüyorum.  Bartın Platformu bizim lavvar tesislerimizin ÇED’ini iptal ettirdi. Bana şirketimizin hukukçularından ulaşan bilgiye göre zaten paralel yapı devletle vatandaşın ve özel sektörün arasını açmak için bizim ÇED raporumuzu Zonguldak’ta iptal eden idari mahkemenin 2 hakimi hapis yatıyormuş. Bunu bana bilgi olarak söylediler. Doğru olup olmadığını bilmiyorum. Burada amaç vatandaşla devletin arasını açmak. Kurumları işlemez hale getirmek. Bizim haberimiz dahi olmadan ÇED raporumuz iptal ediliyor. Bize hiçbir tebliğ yapılmadı bu konuda” açıklamasında bulundu.

“HABERSİZ BİR ŞEKİLDE MAHKEMEYE VERDİLER

Karara itiraz edilip edilmediğinin sorulması üzerine de Hattat “Bizim karara itirazımız ise biz bu konuda müdahiliz. Onlar Bartın İl Çevre Müdürlüğüne açmışlar davayı. TTK belki 80’e yakın lavvar tesisi kurdu. Hepsi bununla ilgili kararı ilgili valilikten aldı. Çünkü Havza-i Fehmiye Kanununa göre tamamını valiliklerden alınması gerekiyor. İşte bizim ki Bartın Platformunun gayet te habersiz bir şekilde mahkemeye vermesiyle iptal edildi. Davayı Bartın İl Çevre Müdürlüğüne açtılar. Ama bizim de müdahil olduğumuz için bizi de haberdar etmeleri lazımdı. Hiç kimseye haber vermeden yapmışlar” dedi.

SANTRALİN ÖNÜNDEKİ TEK ENGEL BARTIN PLATFORMU”

Bartın Platformunun ikna edilememesinin sebebinin sorulması üzerine Mehmet Hattat “Bana orada Erdoğan Atmış diye bir isimden bahsedildi.  Onunla Aziz Bey konuştu. Biz onları yurt dışındaki santralleri görmek için yurt dışına gezi düzenlemek için de davet ettik. Ama gelmek istemiyorlar. Oradaki santralleri görüp ikna olmaktan korkuyorlar. Ben elimden geleni yaptım. Başkanımıza da yeniden ifade ediyorum. Ben bu verdiğim sözlerin arkasındayım. Bu santrale destek verin. Çünkü buradaki bu kömür Allah’ın bir nimeti. Burada büyük bir varlık var. Bunu yeraltına gömmenin hiçbir anlamı yok. Elektrik nakil hatları buraya kadar geldi. Onları ben çekmedim. Hükümet çekti. Termik santralin nakil hatlarını Türkiye’ye dağıtmak için onlar çekildi. Bu konuda ciddi bir engel kalmadı. Sadece Bartın Platformu kaldı. Herkes ekonominin ne olduğunu çok iyi anladı. Ben ikna etmek için tam 10 yıl çalıştım. Şurada bir dakika elektrik kesilse hepimiz isyan ediyoruz. Yanlış bilmiyorsam Bartın Belediye Başkanımız Cemal Bey Bartın Platformundan ayrılmış. Amasra Belediye Başkanımız Emin Bey’de platformdan ayrılmış” şeklinde konuştu.

TİMUR: “SANTRALE KARŞI ÇIKAN BARTIN PLATFORMUYLA BİR İLİŞKİM KALMADI”

Bunun üstüne konuşan Amasra Belediye Başkanı Emin Timur, “Şuanda kendileriyle bir ilişkimiz yok. Bu konuda bir sözleşmemiz yok tabi. Aradaki ilişki sözle oluşan bir ilişki. Pek ilişkimiz kalmadı Bartın Platformu’yla” açıklamasında bulundu.

“BARTIN PLATFORMUNUN SÖYLEDİĞİ KÖMÜR İTHAL EDİLECEK SENARYOSU ARTIK TUTMUYOR”

Timur’un bu sözlerine üzerine Mehmet Hattat açıklamalarına “Kömürü çıkarmanın reklam olduğunu, şov olduğunu söylüyorlardı. Kömür ithal edilecek diyorlardı. Bu düşünce artık geçti. Bu senaryoyu artık tutturamıyorlar” diyerek sözlerine son verdi.

TİMUR : “TERMİK SANTRALLERE KARŞI DEĞİLİM”

Mehmet Hattat’ın ardından açıklamalarda bulunan Amasra Belediye Başkanı Emin Timur ise şunları söyledi:

 “Tek başıma karar veren kişi değilim, Amasra halkının tercihleri düşünceleri benim için önemlidir. Amasra halkının önemli olduğu kadarıyla sivil toplum kuruluşlarında düşünceleri de önemli. Kömür bizim için ekmek kadar aziz. Kömürle büyüdük, kömürle Amasra kalkındı. Hakikatten kömür bizim için çok önemli. Geçmişte kömüre yapılan yatırımlar gelecek içinde çok önemlidir. Geçmişte rödovans usulü kanunlar çıkarıldı özelleştirmeler çıkarıldı. Onlar o zamanki hükümetin kanunlarıydı. Özel sektöre verildi, özel sektörde bunu rödovans karşılığıyla aldı ve yatırımlarını yapıyor. Tabii iş adamları yatırımlarının karşılığını almak ister. Tabi zarar eden bir işletme uzun süre çalıştırmak istemez. Önemli bir yatırım. Büyük bir iş gücünün burada olması büyük bir potansiyel. Ama bunun termik santrale bağlandığında farklı boyutlara ulaşıyor. Neticede ben belediye başkanıyım tek başıma karar veren kişi değilim, Amasra halkının tercihleri düşünceleri benim için önemlidir. Amasra halkının önemli olduğu kadarıyla sivil toplum kuruluşlarında düşünceleri de önemlidir. Buradan da kömürün çıkması gerektiğine inanıyorum. Bu işletmenin de yaşaması gerektiğine inanıyorum. Termik santrallerle ilgili Belediye Başkanı Cemal Akın ‘Karşı değilim’ demiş. Evet Ülkemizde enerji açığı var. Ben geçmişte belirtmiştim termik santrallere bende karşı değilim yeter ki çevreye zarar vermeden veya en az zararla kurulabilecek bir termik santral olsun. Ama yeri konusunda ciddi sıkıntılarımız olduğunu geçmişte sık sık belirtmiştim. Çevre Bakanımız aradı. Bizzat bu akşam Mehmet Hattat beyle görüşmemi istedi. Bu yüzden bu toplantıya katıldım. Asıl bizi bağlayan halktır, sivil toplum kuruluşları temsilcileridir, hükümetimizin politikalarıdır.”

SANTRALİN KURULACAĞI ALANIN AĞAÇLIK OLMADIĞI GÖZLENDİ

Mehmet Hattat’ın açıklamalarının yanı sıra Hattat Maden ve Enerji A.Ş yetkilileri gazetecilere dün havadan termik santralin kurulmasının planlandığı alanı da helikopterle gezdirdi. Gazetecilere helikopter gezintisi esnada yetkililer tarafından bilgi verilirken santralin kurulmasının planlandığı alanda daha önce iddia edildiği gibi alanın ağaçlık olmadığı gözlendi. Aynı zamanda alanın çukur bir alan olduğu dikkat çekerken bu durumun çevrede görüntü kirliliği açısında oluşabilecek olumsuzluların da önüne geçmesi açısından avantaj olduğu dikkatleri çekti. 

Etiketler:
Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.

Facebook'da Bizi Takip Edin